Menopoz

Menopoz

Menopoz Nedir?

Kadının adetten kesilip doğurganlığını yitirdiği devreye menopause (menopoz diye okunur) denir, yani kanamanın durması anlamına gelir. Menopoz temel olarak yumurtlamanın durması (doğal) veya yumurtalıkların alınması (cerrahi) veya çalışamayacak kadar hasar görmesine bağlı ortaya çıkar. Bu dönemde kadınlık hormonlarından olan östrojen yumurtalıklardan daha az salgılanır ve bu döneme özgü değişiklikler ve şikayetler başlar.

Erken Menopoz Nedir?

Menopoza girme yaşı tüm dünyada ortalama 45-55 dir. 40 yaşından önce menopoza girmek “erken menopoz” (erken over yetmezliği) olarak tanımlanır.

Erken menopoz genetik ve otoimmun nedenlerle olabilir. Ailevi ve genetik sebepli  X kromozom anormallikleri erken menopoza yol açabilir. Cerrahi olarak overlerin alınması, kemoterapi, pelvik radyasyon tedavisi de diğer prematür menopoz nedenlerindendir.

Erken Menopoz kendini  vazomotor semptomlar (sıcak basması, terleme), vajinal kuruluk, psikosomatik yakınmalar (sinirlilik, uykusuzluk, depresyon hali), osteoporoz (kemik erimesi)  ve olası koroner arter hastalığı ile gösterebilir.

Menopoz Nedenleri

Yaş ilerledikçe özellikle 40 yaşından sonra yumurtalıklardaki yumurta sayısında (folikül) belirgin azalma olur ve yumurtlamayı sağlayan follikül uyarıcı hormon (FSH) ve luteinize edici hormon (LH)’a  yumurtalar yetersiz cevap verirler. “Premenopoz” dediğimiz bu dönemde yumurtalıklardan Estrojen üretimi azalır, FSH ve LH seviyesi de giderek artar.

Bir kadının ortalama menopoza girme yaşı 49.3 ±5 olarak kabul edilmektedir. Kadınların yaklaşık %1’i 40 yaşından önce menopoza  girer.

Menopoza girmeyi etkileyen en önemli faktörler  ailevi ve genetik faktörlerdir. Menopoza girme yaşı kalıtsal olarak belirlenmiştir, çalışmalar anne ile kızın aynı yaşlarda menopoza girdiklerini  göstermektedir. Bu durum menopoza girme yaşının kalıtsal özelliklerle yakın ilişkide olduğunu düşündürmektedir

Sigara kullanımı yumurta hücrelerinin ölümüne neden olduğundan, özellikle günde 20 adet ve daha fazla sigara içen kadınların menopoza girme yaşlarının 1-2 yıl geriye gittiği belirlenmiştir.

Hiç doğum yapmamış olan kadınların menopoza erken girdikleri gözlemlenmektedir.

Multiparite yani çok doğum yapmış kadınlar ve vücut kitle indeksinde artış (obesite) menopoza daha geç girmeye neden olmaktadır.

Beslenme bozukluğu olan ve vejetaryen beslenme tarzını benimseyen kadınların nispeten daha erken yaşlarda menopoza  girdikleri görülmektedir.  Bu durum düşük kilolu bu kadınların yağ dokusunun östrojen üretimine katkısından faydalanamamalarından kaynaklanır.

Aşırı alkol kullanan kadınlar menopoza daha geç girmektedirler. Bunun en muhtemel nedeni alkolün karaciğerdeki  etkileri nedeniyle bu kadınlarda östrojen hormon seviyelerinin daha yüksek olmasıdır.

İş yaşamı ve diğer yaşam şartlarının menopoza girme yaşını etkilediği düşünülmemektedir.

Yüksek yerlerde yaşayanlar menopoza daha erken girmektedir.

Yumurtalıkların kan dolaşımının etkilendiği bir jinekolojik ameliyat geçiren kadınlar (rahimin alınması gibi) menopoza daha erken bir yaşta girebilirler.

Rahim içi gelişme geriliği ile (düşük kilolu) doğan kadınlar menopoza daha erken girmektedirler.

Doğum kontrol hapı kullanımı, ilk adet yaşı, sosyoekonomik durum ve ırkın menopoz yaşı ile bir ilgisi bulunmamıştır.

Menopoz Nasıl Başlar?

Menopoz, kadın hayatının doğal bir aşamasıdır ve ortalama hayatın üçte biri menopoz döneminde geçer. Bu dönem kadından kadına değişiklikler gösterebilir, bazı şanslı kadınlarda bu dönem çok rahatlıkla fark edilmeden geçirilirken, çoğu kadında da bedensel ve ruhsal çeşitli şikayetler görülür. Hatta öylesine etkiler ki, kadının yaşam kalitesinin azalmasına ve pek çok hastalığın ortaya çıkmasına neden olur. Günümüzde menopoz tedavi edilmesi gereken bir hastalık gibi görülmekte ve kadının yaşam kalitesini düzeltecek, azalan yumurtalık hormonlarının yerine geçebilecek hormonlar laboratuar ortamında üretilmektedir.
40 yaşından sonra kadınlarda yumurtlamanın azalmasına bağlı düzensiz adet kanamaları, ateş basması, terleme ve psikolojik değişiklikler belirli aralıklarla görülmeye başlar. Daha sonraki dönemde yakınmalar giderek daha sık görülür ve adet kanaması tamamen durur. 1 yıl boyunca adet kanamasının olmaması ve yapılacak hormon tetkikleriyle menopoz tanısı konur. Menopozda yumurtalıkların östrojen üretmemesine bağlı ateş basması, terleme, çarpıntı, uykusuzluk, sinirlilik, depresyon, unutkanlık, halsizlik, cinsel istekte azalma, vaginada kuruma, ağrılı cinsel ilişki, kemik erimesi (osteoporoz), idrar kaçırma gibi şikayetler ortaya çıkmaktadır. Menopoza geçiş döneminde görülen adet düzensizlikleri gebelikten ve düzensiz kanamaya neden olan genital sistemin kötü huylu hastalıklarından ayırt edilmelidir.

Menopozda Görülen Değişiklikler

Ateş Basması

Ateş basması, menopoz dönemindeki kadınların büyük bir çoğunluğunda rastlanan, yüz bölgesinden başlayıp boyun ve göğüs kısmına, bazen de tüm vücuda yayılan, yoğun terlemeye neden olan sıcak basması halidir. Genellikle menopozun ilk yıllarında ortaya çıkan bu durum bazı kadınların günlük yaşamını etkileyecek kadar şiddetli olabilirken, bazılarında önemsenmeyecek kadar hafif geçebilmektedir.

Ateş basması ataklarla seyreder, bu ataklar esnasında gerçekten bedensel ısı da artmaktadır. Genellikle menopozun ilk yıllarında görülür, daha sonra ortadan kalkar. Bazı kadınlarda 5 yıldan uzun sürebilir.

Ateş Basması Neden Olur?

Ateş basmasının beyinde hipotalamus bölgesinde östrojen hormonu etkisinin azalması ve beden ısısını ayarlayan “termostat” mekanizmada nörotransmitter madde dengesinin azalmasıyla ortaya çıktığı düşünülmektedir. Östrojen hormonu beyin işlevleri üzerinde oldukça önemli etkilerde bulunur. Menopoz döneminde santral sinir sisteminde östrojen etkisinin azalmasına bağlı olarak ateş basması, uyku bozuklukları, duygusal değişiklikler, hafıza bozukluğu ve Alzheimer hastalığı ortaya çıkabilmektedir.

 Ateş basması atakları östrojen hormonu tedavisiyle kontrol altına alınabilmekle beraber özellikle ruhsal stress durumlarında tedaviye ek olarak başka ilaçlar ilave etmek gerekebilmektedir.

Duygusal Değişiklikler

Menopozun ortaya çıktığı yaş kadında sıklıkla önemli bazı sosyal değişikliklerin de ortaya çıktığı bir zamana denk gelir. Menopoz döneminde kadın öncelikle yıllardan beri alışık olduğu bedensel bir işlevini yitirmiş olmanın üzüntüsünü yaşar. Her ay adet görmeye alışmış bir kadın adet kanamaları ortadan kalkmasını yaşlanmanın başlaması ile eşdeğer tutar.

Uyku Bozuklukları

Menopoz dönemi bir yandan ateş basmaları, diğer yandan ruhsal değişikliklerin etkisiyle uykusuzluğun ortaya çıkmasına yada uyku kalitesinin azalmasına neden olabilir. Dolayısıyla gerginlik, sinirlilik, yorgunluk, halsizlik, unutkanlık, yorgun uyanma ve konsantrasyon bozukluklarına yol açabilmektedir.
Menopoz döneminde ortaya çıkan uyku bozukluklarının tedavisinde östrojen hormonu tedavisinin önemli bir yeri vardır. Östrojen hormonunun uykuya dalma süresini kısalttığı ve uyku kalitesini arttırdığı kanıtlanmıştır.

Cilt Değişikleri

Cildin sağlamlığını ve elastikiyetini veren en önemli madde cildin yapısında bulunan kollajen adlı bağ dokusudur. Cilt kırışıklıkları kalıtsal özelliklere bağlı olarak kişiden kişiye değişken olmakla beraber kadınlarda östrojen hormonunun cildin kollajen içeriğini korumada önemli işlevi olduğu gösterilmiştir.
Yapılan çalışmalar östrojen tedavisi alan kadınlarda cilt kırışıklıklarının daha az yaşandığını saptamıştır.

Menopozda Görülen Hastalıklar

Menopoz ve Kalp -Damar hastalıkları

Östrojen hormonu kandaki yararlı kolesterolü arttırırken zararlı kolesterolü azaltmaktadır, damarlar üzerine gevşetici etkiye sahiptir ve kalp damar hastalıklarından koruyucu etkisi vardır. Menopoz döneminde östrojen hormonu azaldığından bu koruyucu etkisi ortadan kalkar. Damar sertliği ve kalp krizi riski %60 artar. Dışarıdan verilen östrojen bu riski %25-50 oranında azaltır.

Menopoz ve Kemik Erimesi ( Osteoporoz)

Osteoporoz kemik dokusunun temel minerali olan kalsiyumun kaybedilmesine bağlı kemikte görülen erime halidir. Yaşın ilerlemesi ve menopozda östrojen eksikliğine bağlı hızla artan kemik erimesi sonucu bel ağrıları, boy kısalığı, kamburluk, sessiz omurga kırıkları ortaya çıkar. Ortalama boy 65 yaşına kadar 4 cm, 75 yaşına kadar 9 cm kısalır. Omurgada çökme kırıklarına ve göğüs kafesinin kemik yapısının bozulmasına bağlı solunum sıkıntısı gelişebilir. Çarpma, düşme sonucu kolayca kalça, el bileği ve diğer kemikler kırılabilir. En tehlikeli olan kalça kırığıdır ve hastaların %12-20’si ilk 2 yıl içinde kaybedilir. Geride kalanlarsa sürekli bakıma ihtiyaç duyacak hale gelmektedir.

Menopoz ve İdrar Yolları Enfeksiyonu

Östrojen hormonu eksikliği idrar yolları ve idrar torbasını da (mesane) etkiler. Menopozda vagina ve idrar deliği (üretra) zayıflar, rahim ve vagina sarkar, vagina kurur, mesane fonksiyonları bozulur ve idrar kaçırma ortaya çıkabilir. Ağızdan veya vaginadan uygulanan östrojen hormonu ile bu şikayetler azalır veya düzelir.

Menopoz Tedavisi

Menopoz belirtileri yumurtalıkların fonksiyonlarının yerine getiremediği, salgılanan östrojen hormonu oldukça azaldığı yani vücudun estrojen ihtiyacının karşılanamadığı için çıkmaktadır. Bu nedenle sıcak basması, vajinal kuruluk, iştah artışı, uyumada güçlükler ve genel psikolojide değişiklikler başlar.  İlerleyen dönemde koroner arter hastalığı, osteoporoz ve genitoüriner sistemde de değişiklikler meydana gelmektedir. Bunların yanında pek çok önemli olmayan deride kuruma, saçlarda dökülme gibi minör değişiklikler de olur.

Menopoz sonrası uygulanan hormon  tedavisinin en erken etkisi sıcak basması, gece terlemesi ve vajinal kuruluğu önlemesidir. Hormon Replasman Tedavisi (HRT) menopoz semptomlarının önüne geçmek, kalp hastalıkları ve osteroporoz riskini azaltmak için “estrojen ve progesteron”un dışarıdan verilmesidir. Histerektomi ameliyatlarından sonra ise sadece estrojen verilmesi yeterlidir.

Menopoz tanısı erken aşamada konulup erkenden tedaviye başlanmalıdır. Östrojen ağızdan, cillten veya vajinadan verilebilir. Hormon kullanımın sakıncalı olduğu durumlarda osteoporozu (kemik erimesi) engellemek için Kalsiyum desteği, D vitamini ve bifosfonatlar kullanılmalı ve kalsiyumdan zengin diyet (süt, peynir yoğurt..vs) ağırlık verilmelidir. Her gün düzenli yürüyüşler veya hafif ağırlık kaldırma gibi kasları güçlendiren egzersizler oldukça faydalıdır. D vitamininin yararını arttırmak için güneşli günlerde güneş ışığından mümkün olduğunca faydalanılmalıdır.

Menopoz tedavisine başlamadan evvel genel vücut ve jinekolojik muayene yapılmalıdır.
Karaciğer fonksiyonları (karaciğer enzimleri, yağ, kolesterol değerleri ölçülmelidir.
Rahim ağzı kanserini araştırmak için servikal pap smear alınmalı, rahim kalınlığını ölçmek için vaginal ultrason yapılmalıdır.
Meme kanserini araştırmak için mamografi çekilmelidir.
Açlık kan şekeri ve EKG istenmelidir.
Kemik yoğunluğu ölçümü duruma göre istenebilir.

Hormon Replasman Tedavisi Sizin İçin Uygun mu?

Hormon replasman tedavisini alıp almamaya karar vermek zor olabilir. Tedavinin size getireceği faydaları ya da zararları bilmek size bu konuda faydalı olacaktır.

Yan Etkileri

Bir takım tıbbi sorunlardan dolayı hormon replasman tedavisi her kadın için uygun olmayabilir. Tedavinin bazı yan etkileri olan  memelerde şişkinlik, hassasiyet, baş ağrısı, mide bulantısı, sıvı toplanması, anormal vajinal kanama veya ailesinde meme ve rahim kanseri hikayesi olan kadınlar, karaciğer hastaları ve kanında pıhtılaşma sorunu olan kadınlar kullanmamalıdır.

Hormon Kullanımının Sakıncalı Olduğu Durumlar

Yeni kalp krizi ( myokard enfaktüsü ) geçirmiş olanlar,
Geçrilmiş inme, damar tıkanıklığı,
Karaciğer fonksiyonlarının bozuk olması,
Meme veya rahim kanseri varlığı
Tromboemboli ( damar içi pıhtılaşma problemi)

Dikkatli Kullanılacak Durumlar

  • Yüksek tansiyon,
  • Safra kesesi hastalıkları ve taş,
  • Şeker hastalığı,
  • Migren tipi baş ağrıları,
  • Rahimde myom,
  • Kan yağlarının yüksek olması (kolesterol ve trigliserit)

Hormon Tedavisi ve Meme Kanseri

Meme kanseri riski belki de kadınların hormon tedavisini almak istememelerinin nedenini oluşturmaktadır. Yapılan araştırmalarda  meme kanseri riskinde belli bir artış görünmüştür ancak yararları kıyaslanamayacak kadar fazladır. Örneğin tedavi almayan menopozlu hastalarda Kalp hastalığı gelişme  riski, tedavi alan menopozlu kişide meme kanseri gelişme riskinden daha fazladır.

Ailesinde meme kanseri olmayan fakat 5 senedir hormon tedavisi  kullanan kadınlarda meme kanserinde bir artışa rastlanmamıştır.

 

Jin. Op. Dr. Yeşim Yerçok  ile Menopoz Tedavisi için İletişim Bilgileri aşağıdadır:

Ayrıntılı Bilgi ve Randevu için

Adres: Fenerbahçe Mah. Fener kalamış Cad. Billur Apt. No:5 Da: 9 Kızıltoprak/İstanbul

Randevu Tel: 0216-3851715

E-Posta: info@dryesimyercok.com

Share this post

Start typing and press Enter to search

Shopping Cart